142018Tem
KANSER VE KÜÇÜK DOSTLARIMIZ

KANSER VE KÜÇÜK DOSTLARIMIZ


Günümüzde  kanser  hem küçük dostlarımız hem de bizler için en önemli sağlık sorunlarından biri haline geldi.

Birçok kanser türünün yaşlı bireylerde daha sık görülmesi çok hızlı yaşlanan kedi ve köpeklerimizi bu kanser tiplerine yatkın hale getirirken, artan kanserojen madde etkileşimi kedi ve köpeklerde görülen kanser vakalarını hızla arttırıyor. Ayrıca ırk özelliklerini korumak için yapılan kapalı yetiştirme sistemleri ve ırk yatkınlıkları ise genetik aktarımı olan kanser türlerinin görülme sıklığını hayvan populasyonları içinde yükseltiyor.

Sonuç olarak yapılan araştırmalar günümüzde 10 yaşını geçmiş her 2 kedi  köpekten birinin kansere yakalandığını gösteriyor ki  bu rakam dostlarımızın içinde bulunduğu riski tüm açıklığıyla ortaya koyuyor.

Peki nedir kanser?

Vücudumuzu oluşturan tüm organ ve dokular hücrelerden oluşur. Sağlıklı hücrelerin sınırlı bir bölünme kapasitesi vardır yani normal bir hücre gerektiği kadar ve gerektiği zaman bölünerek çoğalır. Bu hücrelerin kontrol dışı çoğalmasıyla ise tümör ya da kitleler oluşur ki kanser bu şekilde gelişir.

Her tümör kanser değildir.

Iyi huylu yani benin tümörler agresif büyümez ve çevre dokulara yayılmaz ancak bu tümörler de normal dokuları ve hayati organları sıkıştırarak yaşamsal riskler yaratabilirler ya da bulundukları organların fonksiyonlarını bozabilir. Ayrıca bazı benin tümörler zamanla karakter değiştirip kanserler haline gelebilir.

Kötü huylu tümörler yani kanserler hem oluştukları organı tahrip edip fonksiyon yapamaz hale getirir hem de  çevre dokulara ve organlara sızarak onlara zarar verir. Ayrıca kanser hücreleri oluştukları tümörden ayrılırarak kan yada lenf dolaşımı aracılığı ile vücudun diğer bölgelerine gidebilirler. Gittikleri yerlerde yeni tümör kolonileri oluşturur ve büyümeye devam ederler. Kanserin bu şekilde vücudun diğer bölgelerine yayılması olayına da “metastaz” adı verilir.

Kanserlerin bulundukları dokular ve organların uzağında yarattığı etkiler ise tıpda “paraneoplastik sendromlar” olarak adlandırılır. Kansızlık, kan şekeri düşmeleri, pıhtılaşma bozuklukları, yüksek kalsiyum seviyeleri bu tip paraneoplastik sendromlar arasında sayılabilir.

Kanserler oluşmaya başladıkları organ ve mikroskop altındaki görünüşlerine göre sınıflandırılırlar. Farklı tipteki kanserler, farklı hızlarda büyürler, farklı yayılma biçimleri gösterirler ve farklı tedavilere cevap verirler. Bu nedenle kanser hastalarının tedavisinde, var olan kanser türüne göre farklı tedaviler uygulanır.

Kanser tabi ki çok ciddi ve tehlikeli bir hastalıktır ancak bugün birçok kanser türü sanılanın aksine bir çaresizlik yaratmıyor. Günümüz tıbbındaki gelişmeler biz veteriner hekimlerin kanser hastalığına yakanlanmış küçük dostlarımıza yardım etme şansımızı gün geçtikçe yükseltiyor. Hastanemize hergün yeni  kanser vakaları getiriliyor ve biz gelişmiş röntgen, ultrasonografi teknolojileriyle, kendi bünyemizde gerçekleştirebildiğimiz laboratuvar analizleriyle ve özellikle sitolojik yani hücresel incelemelerle çok kısa sürede tanıya gidebiliyoruz. Hastanemizde sahip olduğumuz bilgisayarlı tomografi cihazımız sayesinde tümörün yayıldığı bölgeleri tesbit ediyor ve doğru cerrahi planlamalar gerçekleştirebiliyoruz.

Tüm bu planlamalar sonrası onkolojik cerrahi prensiplerine uyarak gerçekleştirdiğimiz operasyonlarla birçok tümörü temizleyebiliyoruz.

Tabi ki  kanser çoğu zaman sadece cerrahi ile çözülebilecek bir hastalık değil ve patolojik incelemeler sonrası ihtiyacı olan hastalarımıza kemoterapi uyguluyor hatta bir insan onkoloji merkezi ile yaptığımız anlaşma sayesinde hastalarımıza radyoterapi yanı ışın tedavisi bile yaptırabiliyoruz.

Elbette ki kanser tedavisinin en önemli aşaması hem insanlar hem de hayvanlar için erken tanı ve genellikle çok sinsi ilerleyen birçok kanser tipinin erken tanısı bize hiçbir sıkıntılarını anlatamayan küçük dostlarımızda çoğu zaman mümkün olmuyor. İşte bu yüzden siz hayvanseverlerin kedi ve köpeklerinize belli periyotlarda check-uplar yaptırmanız hem kanser hem de birçok başka hastalık için çok büyük önem taşıyor. Ayrıca dostunuzun ırk yatkınlığına sahip olduğu hastalıklar konusunda veteriner hekiminizden bilgi almanız, araştırmalar yapmanız, sıklıkla görülen meme kanserleri gibi hastalıkları önleyebilmek için dostlarınızı seksüel erişkinliğe ulaşmadan once kısırlaştırmanız onları daha uzun sure sağlıklı kılıyor.

Son olarak erken teşhisin kanser tedavisinin en önemli aşaması olduğunu birkez daha hatırlatmak istiyorum. Yani; dostlarınızda fark edeceğiniz herhangi büyüklük ya da şekilde kitle, var olan bir kitlenin şekil,büyüklük ya da kıvamında değişim, kanlı ya da kansız burun akıntısı, zor ya da kanlı idrar yapma, zor, kanlı ya da ince dışkılama, kusma ishal, topallama, ağız kokusu sürekli salya akışı, aşırı su içme ve idrar yapma, kilo kaybı, öksürük ve halsizlik gibi sorunlar fark ettiğinizde lütfen en kısa zamanda gerekli donanımlara sahip bir hayvan hastanesine başvurun.