Nöroloji ve Nöroşirurji

Ülkemizde veteriner nöroloji uzun yıllar boyunca konuyla ilgilenen birkaç akademisyenin çabaları dışında hep başarısızlık ve umutsuzlukla özdeşleştirilmiş bir dal oldu.

Deneysel çalışmalarla sınırlı kalan çabalar birer bebek adımı olmaktan öteye gidemedi. Nörolojik hastalıklar ve vakalar hekimlerin en büyük korkularını oluşturdu çünkü torakolumbal disk fıtıklı köpekler felç kaldı, beyin tümörlü hastalar bırakın opere edilmeyi teşhis bile edilemeden öldü ya da ötenaziye edildi. Hekimler nörolojik problemlerin teşhisinde çoğu zaman yetersiz kalırken bu hastalıklara müdehalede steroidlerden başka kullanacak hiçbir ilacın olmadığını düşünüldü ve bu yetersizlikler hemen her vakada başarısızlık getirdi. Sonuç olarak yıllar boyunca hem hastalar hem hasta sahipleri hem de mesleğimiz nörolojik problemlere yetersiz yaklaşım sebebi ile yıllarca büyük zararlar gördü. NÖROLOJİ ÜZERİNDEKİ KARA BULUTLAR ARTIK DAĞILIYOR Neyse ki günümüzde veteriner nöroloji üzerindeki karanlık bulutlar artık yavaş yavaş dağalıyor. Nöroloji konusunda çalışan uzman hekim sayısının artması ve bilgisayarlı tomografi ya da manyetik rezonans görüntüleme gibi ileri görüntüleme tekniklerine ulaşım arttıkca teşhis edilen hastalık sayısı da artıyor. Ayrıca daha iyi fiziksel koşullar sağlanan hastaneler kuruldukça daha başarılı cerrahi girişimler ile daha çok hasta sağlığına kavuşturuluyor. “Ortopedi Travmatoloji ve Nöroşirurji” konularında yoğunlukla çalışan bir uzman cerrah olarak bugün sinir cerrahisi konusunda aldığımız yola bazen kendimiz bile inanmakta güçlük çekiyoruz. Bizlere zamanında ulaştırılan disk fıtıklı hastaların cerrahilerinde başarı yani hastayı tekrar yürütme şansımız %90’ın üzerinde. Omurga kırıklarında “ventral plak fiksasyon” gibi çok zor cerrahi prosedürleri dahi uygulayabiliyoruz. Bazı tip omurga kırıklarında başarıyla uygulanabilen kendi patentimize sahip bir vertebral fiksasyon sistemimiz dahi var. (Barut Spine) Hidrosefaluslu hastalara “ventrikuloperitoneal shuntlar” takabiliyoruz ve hatta şiddetli syringomyeli hastalarının omuriliklerine “syringosubarachnoid shunt” uygulamaları dahi yapabiliyoruz. Chiari malformasyonlu hayvanlara uyguladığımız foramen magnum dekompresyonu operasyonu sayımız avrupanın önde gelen sinir cerrahlarını dahi geride bırakmış durumda. Başarılı kraniotomi ve beyin tümörü operasyonu vakalarımızın sayısı da her yıl daha da artıyor. BAŞARI DA BAŞARISIZLIK DA DRAMATİK Tabi ki sinir cerrahisi ile ilgili başarılar çok keyifli ve prestijli ama başarısızlıklar da çok dramatik. Sinir dokusunun vücut tarafından bu kadar iyi korunmuş olmasının, böylesine saklanmasının bir sebebi var. Sinir vücudun en hassas ve en zor iyileşen dokusu. Yani bu dokulara ulaşmak hem kişisel hem de teknik yatırımın çok üst düzeyde olmasını gerektiriyor. işte bizler PetCode’da tüm nörolojik vakaların teşhis ve tedavisi için gerekli tüm teknik imkanları hastalarımıza sunuyoruz. Türkiye’nin kendi bilgisayarlı tomografi cihazına sahip tek hayvan hastanesi olan PetCode sinir sisteminin görüntülenmesi için gerekli ileri görüntüleme sistemi sayesinde çoğu kez zamanla yarış haline gelen nörolojik vakalarda erken teşhis ve tedavi imkanına sahiptir. Hastanemizde “ortopedi travmatoloji ve nöroşirurji” vakalarının tedavisini gerçekleştiren Dr.Ateş BARUT konu ile ilgili yurt dışında birçok eğitim ve kursa katılmakla kalmayıp dünyanın en büyük özel hayvan hastanesi olan AMC Manhattan, NEW YORK da nöroloji ve nöroşirurji stajı yapmıştır. 2012 yılında KHVHD Anadolum Kongresi’nde yaptığı “Pug Dog Encephalitis” sunumu ile “En iyi bilimsel sunu” ödülüne layık görülmüştür. 2013 ve 2014 yıllarında aynı kongreye davetli konuşmacı olarak katılan Dr.Barut sırasıyla “Chiari malformasyon ve syringomyeli” ve “ Sadece bakarak ve dokunarak yapabileceğiniz 50 nörolojik tanı” sunumları ile meslektaşlarına ulaşmıştır. Dr.Ateş Barut ayrıca Türkiye’nin çeşitli illerinde gerçekleştirdiği “Klinik Nöroloji “ eğitimleri ile de ülkemizde Nöroloji Bilimi’nin gelişmesi için çaba sarfetmeye devam etmektedir.